Yeşil Bir Dünya İçin
Sen de bir şeyler yapabilirsin!
Sen de bir şeyler yapabilirsin!
Tüketim Çılgınlığı
Bu yazı, bildiğimiz ama aklımıza gelmesinden hoşnut olmadığımız gerçekleri hatırlatmak içindir. Nedir tüketim çılgınlığı?
İnsanoğlu toplumları inşa etmeden önce, yani atalarımız yalnız yaşarken, hayatta kalmak için kendileri avlanır, kendileri yetiştirir, kendi kendilerini savunurlardı. Daha sonra, toplum içinde yaşamanın, yani iş bölümünün bazı yönlerden hayatı kolaylaştırdığını anladık.
Örneğin artık avlanmak zorunda değildik. Çünkü birileri bu işi bizim yerimize yapıyordu. Ya da artık güvenliğimizden endişe etmek, uyurken bir gözümüzü açık tutup mağaranın girişini gözetlemek zorunda da değildik. Ya da içmek için su, yemek için meyve aramak... Toplumu yönetenler, kimilerine bu yorucu işleri yaptırır; edindikleri bu ürünleri (gereğinden fazla çoklukta) saklar, ve belli bir bedel karşılığında evlerinde rahatça uyuyan insanlara satarlar.
Para denen değerle dönen bu düzende, rahat yaşayabilmek için sadece para kazanabilmek zorundayız. Zor sandığımız önceliğimiz yalnızca para kazanmak!
Peki musluğu açtığımızda akan su, manavdan aldığımız taze sebze, kasaptan aldığımız et, kırtasiyeden aldığımız defter ya da kitap nasıl ayağımıza kadar geliyor? Bütün bunları ya da pahalı ayakkabıları, giyisileri ya da hayatımızın parçası olan aletleri alırken, bunların nasıl ürün haline geldiğini kaçımız hatırlıyoruz?
Siz hiç çöp kutusundan bulduğu leş gibi kokan küflenmiş pilavı, kuru ekmeği, kokuşmuş domatesi yiyen bir insan gördünüz mü?
Ben gördüm. İçler acısı bir görüntü. Acınacak durumda olan, o çöplüğü yiyen insan değil, gereğinden fazla aldığımız ürünleri hakkıyla tüketmeden çöpe atan bizleriz.
Dünyadaki tüm insanların ve hatta tüm canlıların üzerinde eşit oranda hakkı olduğu içme suyunu, yiyecekleri, aptalca üzerine sevdiğimizin ismini kazıdığımız bankların sıraların ya da buruşturup attığımız defterlerin yapıldığı ağaçları sorumsuzca tüketen bizler acınacak haldeyiz.
Bir insan günde ortalama 4 litre su içer. Günlük ihtiyacımız olan suyu almazsak, birkaç gün içerisinde ölürüz. Şehirli bir insan günde ortalama en az 50 litre su tüketir. Yaşamamız için ihtiyacımız olanın 10 katından fazlasını boşa harcarız. Dişimizi fırçalarken, ellerimizi sabunlarken açık bıraktığımız musluklardan... Evinizdeki sularınızın kesildiğini düşünün, çıldırmadan ne kadar dayanabilirsiniz?
Gereksiz yere aldığımız, çok fazla talep nedeniyle ucuza üretilip satılan elektronik aletlerin nasıl yapıldığı, canınız sıkıldığında onları çöpe atıp yenilerini alırken hatırlıyor musunuz? Elektronik aletlerin geri dönüşümü çok zordur. Devrelerinin üzerindeki bileşenlerin çoğu, tekrar kullanılmaya müsait değildirler. Bu bileşenlerin geri dönüştürme işlemleri de zorlu süreçlerden geçer.
Basite aldığımız kağıt bile o kadar kolay geri dönüştürülemez. Ve her dönüştürmeden sonra nitelik ve niceliğini kaybeder.
Saymakla bitmeyecek bu ürünlerin gereğinden fazla üretilmesinin nedeni, bizlerin bu ürünleri gereğinden fazla talep etmemizdir.
Tutumlu olmak, yaşamımızda önemli yerleri olan bu ürünleri kullanırken gereğinden fazla tüketmemeye dikkat etmek hem cebimizi hem dünyamızı korur. Unutmayın, çocuklarımız ve torunlarımız, bizlerin onlara bırakacağı dünyada yaşayacaklar. Onlara en küçük kötü bir şey olmasından sakındığımız çocuklarımız, yarın bir çöp kutusunun yanında çürümüş yiyecekleri yemek zorunda kalabilir. Onlara bırakacağımız dünya, bir bardak su içebilmek için insanların birbirini çiğneyeceği bir dünya olabilir.
Yeşil bir dünya için, gereğinden fazla tüketmeyelim!
İnsanoğlu toplumları inşa etmeden önce, yani atalarımız yalnız yaşarken, hayatta kalmak için kendileri avlanır, kendileri yetiştirir, kendi kendilerini savunurlardı. Daha sonra, toplum içinde yaşamanın, yani iş bölümünün bazı yönlerden hayatı kolaylaştırdığını anladık.
Örneğin artık avlanmak zorunda değildik. Çünkü birileri bu işi bizim yerimize yapıyordu. Ya da artık güvenliğimizden endişe etmek, uyurken bir gözümüzü açık tutup mağaranın girişini gözetlemek zorunda da değildik. Ya da içmek için su, yemek için meyve aramak... Toplumu yönetenler, kimilerine bu yorucu işleri yaptırır; edindikleri bu ürünleri (gereğinden fazla çoklukta) saklar, ve belli bir bedel karşılığında evlerinde rahatça uyuyan insanlara satarlar.
Para denen değerle dönen bu düzende, rahat yaşayabilmek için sadece para kazanabilmek zorundayız. Zor sandığımız önceliğimiz yalnızca para kazanmak!
Peki musluğu açtığımızda akan su, manavdan aldığımız taze sebze, kasaptan aldığımız et, kırtasiyeden aldığımız defter ya da kitap nasıl ayağımıza kadar geliyor? Bütün bunları ya da pahalı ayakkabıları, giyisileri ya da hayatımızın parçası olan aletleri alırken, bunların nasıl ürün haline geldiğini kaçımız hatırlıyoruz?
Siz hiç çöp kutusundan bulduğu leş gibi kokan küflenmiş pilavı, kuru ekmeği, kokuşmuş domatesi yiyen bir insan gördünüz mü?
Ben gördüm. İçler acısı bir görüntü. Acınacak durumda olan, o çöplüğü yiyen insan değil, gereğinden fazla aldığımız ürünleri hakkıyla tüketmeden çöpe atan bizleriz.
Dünyadaki tüm insanların ve hatta tüm canlıların üzerinde eşit oranda hakkı olduğu içme suyunu, yiyecekleri, aptalca üzerine sevdiğimizin ismini kazıdığımız bankların sıraların ya da buruşturup attığımız defterlerin yapıldığı ağaçları sorumsuzca tüketen bizler acınacak haldeyiz.
Bir insan günde ortalama 4 litre su içer. Günlük ihtiyacımız olan suyu almazsak, birkaç gün içerisinde ölürüz. Şehirli bir insan günde ortalama en az 50 litre su tüketir. Yaşamamız için ihtiyacımız olanın 10 katından fazlasını boşa harcarız. Dişimizi fırçalarken, ellerimizi sabunlarken açık bıraktığımız musluklardan... Evinizdeki sularınızın kesildiğini düşünün, çıldırmadan ne kadar dayanabilirsiniz?
Gereksiz yere aldığımız, çok fazla talep nedeniyle ucuza üretilip satılan elektronik aletlerin nasıl yapıldığı, canınız sıkıldığında onları çöpe atıp yenilerini alırken hatırlıyor musunuz? Elektronik aletlerin geri dönüşümü çok zordur. Devrelerinin üzerindeki bileşenlerin çoğu, tekrar kullanılmaya müsait değildirler. Bu bileşenlerin geri dönüştürme işlemleri de zorlu süreçlerden geçer.
Basite aldığımız kağıt bile o kadar kolay geri dönüştürülemez. Ve her dönüştürmeden sonra nitelik ve niceliğini kaybeder.
Saymakla bitmeyecek bu ürünlerin gereğinden fazla üretilmesinin nedeni, bizlerin bu ürünleri gereğinden fazla talep etmemizdir.
Tutumlu olmak, yaşamımızda önemli yerleri olan bu ürünleri kullanırken gereğinden fazla tüketmemeye dikkat etmek hem cebimizi hem dünyamızı korur. Unutmayın, çocuklarımız ve torunlarımız, bizlerin onlara bırakacağı dünyada yaşayacaklar. Onlara en küçük kötü bir şey olmasından sakındığımız çocuklarımız, yarın bir çöp kutusunun yanında çürümüş yiyecekleri yemek zorunda kalabilir. Onlara bırakacağımız dünya, bir bardak su içebilmek için insanların birbirini çiğneyeceği bir dünya olabilir.
Yeşil bir dünya için, gereğinden fazla tüketmeyelim!
08 Nov 2010
Atık Piller
Günlük hayatta pilleri oldukça çok kullanırız. Televizyonumuzun kumandasından, telefonlarımıza kadar hayatımızın her yerine girmiştir bu elektrik depolama aygıtları. Peki uygulamada çokça kolaylık sağlayan bu araçların zararları yok mu?
Pil Çeşitleri
Piller yeniden kullanım yönünden ikiye ayrilir. Tek kullanımlık "kullan-at" ve yeniden kullanılabilen "şarjlı piller". Her ne kadar kimyasal bakımdan tüm piller zararlı da olsa, uygulamada yeniden kullanılabilen piller daha az tüketim olduğundan ötürü kullan-at pillere göre daha az zararlıdır.
Atık Pillerin Zararları
Atık piller, hem çevre hem de canlıların sağlığı açısından çok zararlıdır. Bizleri zehirleyebilecek ve türlü zararlar verebilecek kimyasal maddeler içerirler. Doğada geri dönüşümleri oldukça uzundur.
Peki Ne Yapmalıyız?
Atık pillerin zararını en aza indirmenin ilk kuralı ucuz kullan-at piller yerine, yeniden doldurulabilir ve uzun ömürlü pilleri tercih etmektir. Böylece yeniden kullanılabilir bu piller bizim için hem ekonomik hem de daha az zararlı olacaktır. İkinci vazgeçilmez kural ise, hangi tür olursa olsun artık kullanılamayan işlevsiz atık pilleri pil toplama torbalarına atmaktır.
Atık Pillerimi Nereye Atmalıyım?
Türkiye'de, eczacılar atık pilleri toplamaktadırlar. Türk Eczacılar Birliği ve Orman Bakanlığının imzaladığı ortak protokol sayesinde yaklaşık 24 bin noktada atık piller toplanmaya başlanmıştır. Çevreyi ve sağlığınızı korumak için lütfen atık pillerinizi size en yakın eczaneye giderek pil toplama kutularına atınız.
Türkiye'de her gün yaklaşık 9 ton (9.000 kg) pil çöpe atılıyor. Bu zararlı kimyasalları bir arada toplayarak kontrollü bir şekilde geri dönüştürmek için siz de bir şeyler yapın!
Günlük hayatta pilleri oldukça çok kullanırız. Televizyonumuzun kumandasından, telefonlarımıza kadar hayatımızın her yerine girmiştir bu elektrik depolama aygıtları. Peki uygulamada çokça kolaylık sağlayan bu araçların zararları yok mu?Pil Çeşitleri
Piller yeniden kullanım yönünden ikiye ayrilir. Tek kullanımlık "kullan-at" ve yeniden kullanılabilen "şarjlı piller". Her ne kadar kimyasal bakımdan tüm piller zararlı da olsa, uygulamada yeniden kullanılabilen piller daha az tüketim olduğundan ötürü kullan-at pillere göre daha az zararlıdır.
Atık Pillerin Zararları
Atık piller, hem çevre hem de canlıların sağlığı açısından çok zararlıdır. Bizleri zehirleyebilecek ve türlü zararlar verebilecek kimyasal maddeler içerirler. Doğada geri dönüşümleri oldukça uzundur.
Peki Ne Yapmalıyız?
Atık pillerin zararını en aza indirmenin ilk kuralı ucuz kullan-at piller yerine, yeniden doldurulabilir ve uzun ömürlü pilleri tercih etmektir. Böylece yeniden kullanılabilir bu piller bizim için hem ekonomik hem de daha az zararlı olacaktır. İkinci vazgeçilmez kural ise, hangi tür olursa olsun artık kullanılamayan işlevsiz atık pilleri pil toplama torbalarına atmaktır.
Atık Pillerimi Nereye Atmalıyım?
Türkiye'de, eczacılar atık pilleri toplamaktadırlar. Türk Eczacılar Birliği ve Orman Bakanlığının imzaladığı ortak protokol sayesinde yaklaşık 24 bin noktada atık piller toplanmaya başlanmıştır. Çevreyi ve sağlığınızı korumak için lütfen atık pillerinizi size en yakın eczaneye giderek pil toplama kutularına atınız.
Türkiye'de her gün yaklaşık 9 ton (9.000 kg) pil çöpe atılıyor. Bu zararlı kimyasalları bir arada toplayarak kontrollü bir şekilde geri dönüştürmek için siz de bir şeyler yapın!
03 Oct 2009


(0)